İLK DRAMA LİDERİMİZ

 

Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu, 1886’nın Şubat ayının 28’inde, İstanbul’da doğdu. Babası, Mucurlu Baltacıoğlu İbrahim Ethem, annesi Düzceli Hamdüne Hanımdır. Büyük babası Abdurahman Efendi’nin Cihangir’deki evinde mutlu bir çocukluk yaşadığı söylenmektedir, ancak hayatının geri kalan kısmında pek de mutlu bir hayat geçirdiği söylenemez. Yaşadığımız ülkede, pedagoji üzerine eğitim alan ilk insanlardan biridir. Baltacıoğlu, okulla 4,5 yaşında tanışıyor ve bir daha ne okulları terk ediyor ne de onları değiştirme düşüncesini. 1903’de Vefa Lisesi’nden mezun olan Baltacıoğlu bu dönemde düşüncelerini çok etkileyecek Jean Jack Rousseau ile tanıştı, onun eğitim üzerine kaleme aldığı Emile’i okumuştu.

 

“Darülfünun’u Osmani”nin “Ulumu Tabiiye Şubesi”nde okurken çalışma hayatına da atılan Baltacıoğlu, 1908’de mezun oldu. Mezun olduğu yıl hemen öğretmenliğe başladı. Hat hocalığı yapıyordu. Yine bu dönemde öğretim metodu öğretmenliğine başladı. 

 

1910 yılında pedagoji ve el işleri konusunda inceleme yapması için, Osmanlı Devleti tarafından Avrupa’ya gönderildi. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce yaptığı bu ziyarette Baltacıoğlu, Avrupa ülke ve kentlerini gezdi. Bu ülkelerin okulları, tiyatroları, müzeleri ve parkları Baltacıoğlu tarafından tek tek incelendi. O dönemin ünlü pedagogları ve tiyatrocularıyla tanıştı, bilgi alış verişinde bulundu. Bu dönem, onun düşüncelerinin oluşum evresi olarak ele alınabilir. Burada saymakla bitiremeyeceğimiz kent ve onların okullarında inceleme yapan Baltacıoğlu, ülkeye döndüğünde bu bilgileri hayata geçirmek için çalışmalar yaptı. 1912’de döndüğünde ülkede düşüncelerinin yaygınlaşması için konferanslar ve seminerler verdi. Bir çok alanda dersler veren Baltacıoğlu, kadınların da Darülfununlara girebilmelerinde öncülük etmiştir. Yine bu dönemde çok çeşitli idari görevler de aldı.

 

Daha sonraki yıllarda Kurtuluş Savaşı bitmiş, Cumhuriyet ilan edilmişti. Edebiyat Fakültesi’nde 1920-24 arasında dekanlıkta bulundu. 1933 yılına kadar bir çok görevde bulunan Baltacıoğlu birden bire görevine son verildi. Bu kadar yıl bir çok alanda dersler veren Baltacıoğlu okullardan uzaklaştırılıyordu. Bu yediği darbeye rağmen, hayattan ve mücadeleden çekilmeyen Baltacıoğlu, Yeni Adam adlı dergiyi çıkardı. Bu addan da anlaşılacağı üzere Baltacıoğlu yeni bir düzen “yeni adamları” yaratmalıydı diye düşünüyordu. Bu dergi onun aynı zamanda ülkemiz yazar ve şairlerinin ilk kürsüsü olma gibi onura sahipti. Nazım Hikmet, Orhan Veli gibi sonradan çok ünlenecek şairler burada yazıyorlardı. Hayatını Yeni Adam dergisinden kazanan Baltacıoğlu, bu dönemde tiyatroyla daha çok ilgilenme fırsatı buldu. Hem oyunlar çalıştırdı çeşitli halkevlerinde, okullarda, hem de kuramsal anlamda yazılar yazıyordu. O dönem iktidardakilerle pek anlaşamadığını hayatındaki zorluklardan anlamak mümkün. Hem tiyatro çevresi, hem de üniversite çevresi onu görmezden geliyordu.

 

Kırklı yıllarda eğitim alanında çığır açan ve o dönemin Maarif Vekili Hasan Ali Yücel (1897-1961) büyük bir kadirbilirlik göstererek, 1942 yılında  Baltacıoğlu’na, eski maaşıyla, eski kürsüsünü, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde verdi. Böylece Baltacıoğlu Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Pedagoji Kürsüsünün ilk öğretim üyeliğini yaptı. Burada Pedagoji, Terbiye Tarihi ve Usuli Tedris derslerini okuttu.

 

1942-1950 arasında iki dönemde milletvekilliği yapan Baltacıoğlu 1950 yılında kürsüden emekli oldu ve Yeni Adam dergisini çıkarmaya devam etti. 

 

Felsefeden sanata bir çok alanda binlerce makale ve yüze yakın kitap yazdı. Baltacıoğlu yaptığı çalışmaları ve düşünceleriyle pedagoji-tiyatro alanlarında ülkemizde çalışma yapmak isteyenlere bir yol gösterici olarak durmaktadır. 1978’in 1 Nisan’ında öldü. Ölümüne kadar konferans ve seminer çalışmalarından hiç geri durmadı. Tiyatroya olan sevdası hem bir yaratıcı hem de bir düşünür olarak hiç durmadan sürdü. Ancak ne var ki ne muhalifler ne de iktidardakiler onu sahiplenmediler. Bir çok özgün düşünceleri ve tecrübeleri hasır altı edildi ve unutturulmaya çalışıldı. 

 

Baltacıoğlu bir çok konuda eserler vermiş bir araştırmacı ve aynı zamanda uygulamacıdır. Her konuda çalışmaları olsa da iki konu onun ana uğraş alanını belirlemektedir; 1-Pedagoji, 2-Tiyatro. Bu alanlarda bir çok eser yaratmış yazar, bu iki alanda da gerekli ilgiyi görmemiştir. Bugün de pedagoglar ve tiyatrocular onun araştırmalarından yararlanmamaktadırlar. 100’e yakın kitap ve 1000’i aşkın makale yazan Baltacıoğlu’nun tüm eserlerini burada tanıtma olanağımız yok. Ancak onun düşünce dinamiğini belirleyen çalışmalarını burada sunma gereği duyduk.

 

Pedagoji üstüne yazdığı kitaplar üç farklı dönemde yayınlanmıştır diyebiliriz. Aynı zamanda ilk kitabı da olan Talim ve Terbiyede İnkılapadlı çalışmasını 1912’de yayınlamıştır. Avrupa’da yaptığı araştırmaların sonuçlarını “yeni bir eğitim” düşüncesi ve pratiği yaratmak adına yayınlamıştır. Osmanlı Devleti döneminde yayınladığı yirmiye yakın kitabında batıcılığın altını çizerek inançlara bağlı kalmak ve öz kültürün kaybedilmemesi üzerine çalışmalar sunmuştur. Farklı derslerin nasıl yapılması gerektiği konusunda yazdığı bu kitaplar çağının ilkleri arasına girmiştir. 

 

Cumhuriyetin ilanından sonra ısrarla aydınlanmacı ve ilerlemeciliğin altını çizerken kendi kültür ve değerlerimize sahip çıkılması gerektiğine dair kitaplar yayınlamıştır. Farklı alanlarda yaptığı çalışmaların bir kısmını, Baltacıoğlu’nun yönelimlerini öğrenebilmek ya da kavrayabilmek adına sunmak istiyorum. 

 

1-Avrupa Bizi Nasıl Tanıyor? (1913)
2-Elişlerinin Usul-u Tedrisi (1914)
3-Resmin Usul-u Tedrisi (1915)
4-Terbiye İlmi (1916)
5-Ahlaksızlık (1918) 
6-Din Ve Hayat (1918) 
7-Mektep Temsillerinin Usul’u Tedrisi (1920)
8-Usul-u Terbiye ve Tedris (1920)
9-Yazının Usul-u Tedrisi (1924)
10-Tedrisatın İslah ve İnkişafına Dair Layiha (1926)
12-Jean Jacques Rousseau Terbiye Felsefesi (1930)
13-Umumi Pedagoji (1930)
14-Demokrasi ve Sanat (1931)
15-Tarih ve Terbiye (1933)
16-Sanat (1934)
17-Sosyoloji (1934)
18-Hayatta Muvaffakiyetin Şartları (1935)
19-Felsefe (1938)
20-Toplu Tedris (1938)
21-Gençler İçin En Büyük Tehlikeler (1939)
22-Ölüler (1939) Oyun
23-Akıl Taciri (1940) Oyun
24-Andaval Palas (1940) Oyun
25-Dolap Beygiri (1940) Oyun
26-Kafa Tamircisi (1940) Oyun
27-Karagöz Ankara’da (1940) Oyun
28-Tiyatro (1941)
29-Vazifeni Yap Yapıcı Ol (1941)
30-İçtimai Mektep (1942)
31-Öğretmen (1944)
32-Rüyamdaki Okullar (1944)
33-Batıya Doğru (1945)
34-Yalnızlar (1946) Hikayeler
35-Çocukların Terbiyesi (1948)
36-Halkın Evi (1950)
37-Kur’an (1957) Çeviri
38-Türklerde Yazı Sanatı (1958)
39-Pedagojide İhtilal (1964)
40-Türke Doğru (1972)
41-Atatürk (1973)

 

Bu kitaplarının dışında konferans belgeleri ve seminer çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca özel ilgi alanı olan radyo piyesi çalışmaları vardır.